Ancak sanat hayatının başından bu yana sadece “Zülfü Livaneli” ismini tercih ediyor.
Ömer Zülfü Livaneli’nin tercihinde hem kültürel hem sanatsal hem toplumsal ve hem de ideolojik nedenler olduğu biliniyor.
Kolay telaffuz edildiği için deniliyor ama…
Livaneli, 1970’li yıllarda müzik dünyasına adım attığında “Zülfü” isminin kulağa daha özgün geldiğini, hatırlanmasının kolay olduğunu fark etti.
Uluslararası platformlarda da “Zülfü Livaneli” adı daha kolay telaffuz edildiği için sahne ismi olarak bu ismi benimsedi. Albümlerinde, romanlarında ve film çalışmalarında da hep bu adla yer aldı.
Alevileri küstürmemek için mi
Livaneli, gençlik yıllarında bağlama öğrenmek için Alevi-Bektaşi geleneğine bağlı ozanların arasında bulunmuştu.
Alevi çevrelerinde Hz. Ömer ismine yönelik tarihî bir mesafe bulunuyor.
Rivayete göre, bir saz ustasıyla yaşadığı diyalogda adını “Ömer” olarak söyleyince tepkiyle karşılaşmış ve o çevrede kabul görmek için “Zülfü” adını kullanmaya başlamıştı.
Bu olay, onun müzikal kimliğini şekillendiren bir dönüm noktası oldu.
Toplumsal Algı ve Kimlik Etkisi
Livaneli’nin ismindeki “Zülfü” ifadesi, Hz. Ali’nin kılıcı “Zülfikar”la çağrışım kurması bakımından Alevi kültüründe olumlu bir anlam taşır.
Buna karşılık “Ömer” isminin bazı çevrelerde tarihsel bir sembol taşıması, Livaneli’nin kimliğini sunarken bu adı geri planda bırakmasına yol açtı.
Böylece hem sanatsal kimliğinde hem de kamuoyundaki imajında “Zülfü Livaneli” adı yerleşti.
Köklü Bir Tercihin Kalıcılaşması
Zaman içinde bu isim sadece bir sahne adı olmaktan çıktı.
Resmî belgelerde, yayınevlerinde ve uluslararası mecralarda da “Zülfü Livaneli” ismi kullanılmaya başlandı ve Ömer adı gizlenmeye başladı.
