Samsun Milli İrade Platformu Koordinatörü Eczacı Ahmet Muştu’nun da katıldığı programda, İslam dünyasının karşı karşıya olduğu siyasal parçalanmışlığın temel sebepleri ile çözüm önerileri detaylı şekilde ele alındı. Bildirgede “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın” ayeti hatırlatılarak birlik çağrısı yapıldı.
KIZILCAHAMAM’DA DÖRT GÜNLÜK YOĞUN PROGRAM
13–16 Kasım’da Ankara Kızılcahamam’da düzenlenen 20’nci Ufuk Turu’na Türkiye’nin 45 ilinden STK platformları, akademisyenler, İslami hareket temsilcileri ile farklı coğrafyalardan davetliler katıldı. Program, Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Adem Ceylan’ın Sonuç Bildirgesini okumasıyla tamamlandı. Bu yılın ana teması “İslam Birliği ve Türkiye’nin Geleceği” oldu.
BÖLÜNÜP PARÇALANMAYIN
Sonuç Bildirgesi, Müslümanların bir araya gelmesini ilahi bir zorunluluk olarak tanımladı. İttihad-ı İslam düşüncesinin modern dönemde icat edilmiş siyasi bir ideoloji değil, Müslümanlığın ayrılmaz bir niteliği olduğu ifade edildi.
Metinde, birlikten uzaklaşıldığında siyasal güç kaybının kaçınılmaz hale geldiği, tarihin bu gerçeği defalarca gösterdiği belirtildi.
HİLAFETİN KALDIRILMASI ÜMMETİN BEDEN BÜTÜNLÜĞÜNDE KOPUŞ
Bildirge, hilafetin kaldırılmasının Türkiye’nin çağdaşlaşma adımı olarak sunulamayacağını vurguladı. Bu adımın, yenilgi sonrası dayatılan bir zorunluluk olduğu ve ümmetin siyasal bütünlüğünde çok büyük bir kırılma oluşturduğu ifade edildi.
Bu kopuşun, Türkiye’nin 2 milyar Müslümana liderlik edebilecek konumunun zayıflamasına yol açtığı kaydedildi.
Siyonizm ve Büyük İsrail Uyarısı: “Sadece İslam Dünyasına Değil, İnsanlığa Tehdit”
Bildirinin dikkat çeken bölümlerinden biri de Büyük İsrail projesi uyarısı oldu. Metinde, hedefin yalnızca “Nil’den Fırat’a” anlayışı olmadığı; İslam coğrafyasının tamamının hâkimiyet altına alınmak istendiği belirtildi.
Bunun yalnızca Müslüman ülkeler için değil, tüm insanlık için ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
İslam Ülkelerindeki Dağınıklığın Sebepleri
Bildirgeye göre birlik eksikliğinin temel sebepleri şöyle sıralandı:
İslami şuur eksikliği
Devlet–millet ayrışması
Milliyetçilik temelli ayrımları
Mezhep temelli gerilimler
Sınıfsal uçurumların büyümesi
Açıklamada, Batı’nın kendi iç bütünlüğünü Avrupa Birliği ile güçlendirdiği, İslam coğrafyasında ise her birlik girişiminin çeşitli müdahalelerle zayıflatıldığı belirtildi.
GENÇ VE ZENGİN NÜFUSA RAĞMEN ATIL POTANSİYEL
Bildirge, İslam dünyasının nüfus avantajına dikkat çekti. Yaklaşık 1,9 milyarlık Müslüman nüfusun %60’ının 35 yaş altı olduğu hatırlatıldı.
Ayrıca Müslüman ülkelerin dünya doğal kaynaklarının yarısından fazlasına sahip olduğuna işaret edildi. Buna rağmen:
İslam ülkeleri arası ticaretin yalnızca %6–7 seviyesinde olduğu,
Dolar ve euro bağımlılığının yüzde 90’a ulaştığı belirtildi. Ortak para birimi çalışmalarının aciliyetine vurgu yapıldı.
İSLAM BİRLİĞİ İÇİN ATILMASI GEREKEN TEMEL ADIMLAR
Bildiride çözüm başlıkları net şekilde sıralandı:
Ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi Halktan meşruiyet alan yönetimlerin kurulması
Sivil organizasyonlar, medya ve akademi arasında bağların artırılması Özgün İslami literatür çalışmalarının desteklenmesi Kur’an’da emredilen ulü’l-emr heyetlerinin oluşturulması Ortak savunma sisteminin inşası
Bu adımların “söylem aşamasından icraat aşamasına geçiş” anlamına geldiği vurgulandı.
TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK GÖREV: 21. YÜZYILIN ÖNCÜ GÜCÜ
Bildirge, Türkiye’nin tarihsel birikim ve coğrafi konumu dolayısıyla İslam Birliği fikrinin merkez ülkesi olabileceğini belirtti.
Türkiye’nin:
Kendi iç bütünlüğünü sağlamlaştırması,
Ulus devlet kalıplarının sınırlarını aşarak daha geniş bir vizyon geliştirmesi,
Ekonomik, lojistik ve kültürel bağları derinleştirmesi gerektiği ifade edildi.
“Dünya 5’ten Büyüktür”: Fıtri ve İslami Bir Meydan Okuma
Sonuç Bildirgesi, Türkiye’nin dile getirdiği bu söylemin yalnızca siyasi bir itiraz olmadığına dikkat çekti. Bu cümlenin fıtri, insani ve İslami bir meydan okuma olduğu, tüm dünyada yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
