Bu basit ama çarpıcı çelişki, modern insanın içinde debelendiği derin bir varoluşsal gerilimin özünü ortaya koyar.
Anlık dürtülerimiz ile uzun vadeli sonuçlar arasındaki savaş…
İnsanın, yaptığı şeyin hemen sonucunu görme arzusu ve ardından gelen ani pişmanlık, çağımızın ruhsal manzarasını şekillendiren en temel dinamiklerden biridir.
İnsan zihni, “eylem” ile “sonuç” arasındaki mesafeyi mümkün olduğunca kısaltmak üzere programlanmış gibidir. Bir mesaj gönderdiğimizde “okundu” ibaresini görme takıntımız, sosyal medyada paylaştığımız bir gönderinin hemen beğeni ve yorum yağmuruna tutulmasını bekleyişimiz veya yeni başladığımız diyette, henüz iki gün geçmişken tartıda mucizeler arayışımız…
