Karaman, fidan dikmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek ekosistem bütünlüğünü koruyan bir yaklaşımın zorunlu olduğunu ifade etti.
“Gerçek Ağaçlandırma, Ekosistemi Yaşatmakla Sağlanır”
Karaman, ağaçlandırmanın yalnızca fidan dikim etkinlikleriyle sınırlı kalamayacağını söyledi. “Gerçek ağaçlandırma; ekosistemi yaşatmak, gıda güvenliğini desteklemek, yangın riskini azaltmakla mümkündür.” sözleriyle daha kapsamlı bir çevre politikası çağrısında bulundu.
“Zeytinlikler Madencilik Uğruna Yok Ediliyor”
Türkiye genelinde son yıllarda artan madencilik ve enerji projelerinin zeytinlikleri ve orman alanlarını tehdit ettiğini vurgulayan Karaman, “Zeytinliklerimiz ve ormanlarımız madencilik ve enerji projeleri uğruna yok ediliyor.” dedi.
“Taşınabilir zeytin ağacı” söylemlerinin ekosistemi görmezden geldiğini belirten Karaman, binlerce yıllık doğal yapının tehlike altında olduğunu ifade etti.
“Bilimsel ve Sürdürülebilir Türlerle Ağaçlandırma Yapılmalı”
Konuşmasının devamında mevcut ağaçlandırma çalışmalarının büyük kısmında yangına hassas türlerin seçildiğini belirten Karaman, daha dayanıklı ve çeşitli türlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi:
“Yangına son derece hassas çam türleri hâlâ yaygın. Yerel ve karışık türlerle bilimsel ağaçlandırma yapmalıyız.”
“Fidan Dikmek Yetmez, Yaşaması Sağlanmalı”
Milyonlarca fidan dikildiğine yönelik açıklamaların yapıldığını ancak bu fidanların tutma oranlarıyla ilgili verilerin kamuoyuna açıklanmadığını dile getiren Karaman, kampanyaların gösterişten uzak, bilimsel temelli olması gerektiğini savundu.
“Doğayı Korumak, Geleceği Korumaktır”
Karaman, konuşmasını Milli Ağaçlandırma Günü’nün gerçek politikalar talep edilmesi gereken bir gün olduğunu vurgulayarak tamamladı:
“Zeytinlikleri koruyalım, meyveli ağaçları yaygınlaştıralım, yerel ve yangına dayanıklı türleri tercih edelim. Doğayı korumak, geleceği korumaktır.”
