Bu eksen bize doğrularımızı öğretmekle kalmayacak yanlışlarımızı da ortaya serecektir. Bu eksen bizi olduğumuz yerden alacak, olması gereken noktaya taşıyacaktır. Yeter ki ana eksenden sapmayalım, ana eksenle cedelleşmiyelim.
İnsanoğlu bu ana eksenden koparsa yamulur, sürüklenir, oraya buraya savrulur, olanı gizler, olmayanı dillendirir, koskocaman bir hayatı bir hiç uğruna tüketir durur. Bu durum her zaman böyle olmuştur. İnsan köklerinden koptuğunda, ana ekseninden uzaklaştığında tüm değerlerine yan gözle bakmaya başlar. Ana eksenden kopan her insanın sonu alınamayan virajlara savrulduğunu her gün müşahede etmekteyiz. Allah muhafaza buyursun!
Kur’an ve Sünnet var olduğu müddetçe kimlerin ne söylediği, neyi empoze ettiği hiç önemli değildir bizim için. Biz doğruları direkt merkezinden almaya çalışırız. Kur’an ve Sünnet çerçevesinde bir yaşam sürdürmeye, bir düşünce üretmeye, bir söz dile getirmeye gayret gösteririz. İşimiz ve gayemiz her zaman bu yöndedir ve bu yönde olmaya da devam edecektir. Empoze edilmeye ve yutturulmaya çalışılan batıl ve atıl kuralları, ana eksenimize bağlı kaldığımız oranda ret etmemiz mümkündür. Bu irade ve bu güç bizde mevcuttur.
